İstanbul’ sokaklarında bayrak asma hevesi içinde ikili üçlü gruplar halinde dolaşan ve “Türkiye’yi irticanın ve gericilerin eline bırakamazsınız!” “Cumhuriyet’i kurtarın!” “Çankaya’nın İran’a dönmesine tepkinizi gösterin!” diyerek bayrak dağıtanların, acaba halkımız nasıl bir görüntü çizdiklerinin farkında mı?
Yürürken karşılıklı pencerelere gözüm ilişiyor, bakıyorsunuz arada tek tük bayrak asılmış pencereler… Sanki bir Ermeni sokağındasınız da Türkler pencerelerindeki bayraklarla kendilerini belli ediyorlar; o bayrak diğerlerine ait değilmiş gibi. Sağ-sol çatışmalarının alevlendiği 70′li yıllar ve darbe zamanlarının tedirgin sokaklarını andıran bu görüntüler, komşuyu komşuya düşman etmek istercesine; bayraklı olan ev “laik”, diğerleri “gerici, yaratılışa inanan, yobaz ve cumhuriyet düşmanı“. Kapıları da mimlediniz işte böyle, bayraklı olmayan evin indirin camını aşağıya. Saldırın! Yok edin onları (!)
Bayrakla siyaset yapanlar, bayrakla milletin arasına nefret tohumları ekenler… Bayraktaki hilalin ve şehitlik kavramının nereden geldiğinin farkında olmayanlar, ya da işine gelmediğinden manasını örtmek isteyenler… Laikliğin dindarlıkla çeliştiği görüntüsünü vermeye çalışanlar…
“İki Türkiye” ayrımına götürülmek istenen ülkede, bu eylemlerle kimler kimlerin ekmeğine yağ sürüyor acaba? Çok değil, yaklaşık 15 sene evvel Bosna Savaşı’nda etnik ve din ayrımcılığını körükleyerek komşuyu komşuya boğazlattılar. Mantık aynı mantık. Etnik ayrımla bir zamanlar gül gibi geçinip giden halkımızı Türk-Kürt çatışmasına sürükleyenler ile, “laiklik” ve “irtica” gibi; tanımları bile kullananın ağzına göre anlam değiştiren lastik kavramlarla halkı birbirine öcü gibi baktıranlar aynı değil midir?
Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin cumhurbaşkanlığı seçimini iptal etmesinden sonra partisinin grup toplantısında
“Bu dönem içinde çok büyük mücadele verdik. Bu normal bir mücadele değildir. Türkiye’nin nelerle karşı karşıya kalacağına ilişkin tabloyu üzüntü ile gördük. Halkımızı harekete geçirmeyi başardık. Halkımızın cumhuriyetimize sahip çıkmasını başardık.”
diyerek, halkı galeyana getirip bu manzaralara sebebiyet vermekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Tahrik unsurunu fütursuzca kullandığınız konuşmalarınızla halkı sokaklara dökmeye bu kadar muktedirsiniz de, Irak’ta milyonlar Türkiye hava sahasından kalkan uçaklarla bombalanırken neredeydiniz? Sesinizi o zaman neden yükseltmediniz? Yabancılara mülk ve toprak satışının serbest bırakılmasıyla ulusal bütünlüğümüz tehlikeye giriyor, cumhuriyet temelleri sarsılıyorken kitleleri harekete geçirme stratejiniz kış uykusuna mı yatmıştı? Ve daha nicesi… Muktedirliğinizi ve muhalefetliğinizi neden ulusun istikbali yolunda değil de, siyasi çıkarlarınız uğrunda kullanmaktasınız?
Cumhuriyetse de, lakillikse de, dinse de, topraksa da.
Bu ülke, kimsenin şahsi malı değildir.
Ülkeyi böylesine tedirgin ve gergin bir ortama sürükleyerek ne halkın cebine giren üç kuruşla oynamaya, ne de huzurunu bozup potansiyel saldırgan haline sokmaya kimsenin hakkı yok.
Filed under: Genel, Güncel, Hayat ve Toplum, KaleM'den, Memleket Hâli, Uncategorized

Cumhuriyetin kaymağını yiyen laik elit “aman birşey değişmesin bu devran böyle devam etsin” zihniyetindeler. Ve malesef pek çok vatandaşımız da bu provakasyona kapılıyor. 100 yıldır devam eden inançlarını özgürce yaşamak isteyen gerçek demokratlara darbe vurulmaya çalışılıyor.
gerçek demokratlaramı
komik
gerçek demokrat kim? demokrasi dediğin nedir?
kime göre neye göre demokrasi? demokrasiden ne anlayacağız.. her kesimin kendine has bir demokrasi anlayışı var. demokrasi diye çiziktirilen şeyler tamamen bir ütopya. avrupada yada gelişmiş ülkeler nezdinde demokrasi denen şey %51′in %49′a tahakkümu değilmidir ?
inançlarım yüzünden özgürlüğüm sınırlanan ve önüme engel konulan ben. benim adıma da konuşuyorsun. bu yüzden bana ve benim gibilere “demokrat” yakıştırması yapılmasını tasvib edemem. hiçbir müslüman da kendine bu nitelemeyi yapmamalı bence
PKK KÜRT HALKINI TEMSİL ETMİYOR
Türkiye’de PKK’nın geride bıraktığı acılar halen yürekleri yakmaya devam ederken, kimi analar PKK tarafından katledilmiş evlatlarının cenazesine sarılıyor, kimi ise parçalanmış bedenine… Bu kez geçtiğimiz yıl hain pusuda şehit düşen Şanlıurfalı Halil Akçakoca’nın annesi Leman Akçakoca’nın ağıdı, içinde bir parça insan sevgisi olan herkesi derinden sarsıyor.
İbrahim Halil’in resmine bakarak gözyaşı döken acılı anne, “Vatan sağ olsun. Bir tek bayrağımız var” diyerek “PKK terör örgütünün hiç kimsenin hakkını savunmadığını, örgütün Kürt ve Türkü birbirine düşürmek için uğraştığını, kesinlikle Kürtleri temsil etmediğini” belirtiyor.
Anne Leman Akçakoca, oğlunu askere gönderirken gurur duyduğunu anlatarak, fidanını koparan ve hain tuzaklarla Mehmetçikleri şehit eden dağdaki terör örgütü PKK’dan “hainler” diye bahsediyor. Kürt anne Leman Akçakoca, “Biz kardeşiz. Türk-Kürt diye ayrım olmaz. Bu vatan için hepimizin dedeleri, nineleri can verdi. PKK’nın kimsenin hakkını savunduğu filan yok ve Kürt halkını da temsil etmiyor. Dağdaki köpekler birilerinin uşaklığını yapıyor. Onlar bölücü, biz ise doğuluyuz. Kürt’ün hakkını savunan askere el kaldırır mı? Geçen hafta şehit edilen askerlerin yarısı Kürt’tü.” şeklinde konuşarak, PKK’nın asla Kürt halkını savunmadığı ve yine en büyük zararı da Kürtlere verdiği konusunda önemli tespitlerde bulunuyor.
“Kendilerinin ay yıldızdan başka bayrakları olmadığını” anlatan şehit annesi, “Evinin önünde dalgalanan bayrağa baktıkça Halil’ini hatırladığını vurguluyor. Akçakoca, “Milleti bölmeye çalışıyorlar. Kavga çıkarıyor, Kürtü ve Türkü birbirine kırdırıyorlar. Bir tek Türkiye, bir tek bayrağımız var. O da ay yıldızlı bayrağımız. Ninelerimizin sandıklarında bile Türk bayrağı vardı. Şimdi çağırsalar bayrağımız için teröristlerle savaşırız” diyerek, Kürt ve Türk halkının yıllarca kardeşlik içerisinde bir arada yaşadığını açıklıyor.
Halil’in annesinin feryadı, bir kez daha PKK’nın acı sona sürüklediği evlatları için yanıp tutuşan Kürt ya da Türk bütün annelerin hikayesine örnek oluyor. Ve bir kez daha kavrulan ana yüreği acıyla haykırırken, kanlı örgüt PKK konusundaki gerçek yine gözler önüne seriliyor: “PKK Kürt Halkını Temsil Etmiyor, Etmedi, Etmeyecek!”
Helin Demir
helindem@mynet.com