Amerika’nın en önemli iki üniversitesinden, Harward Üniversitesi Profesörü Stephen Walt ve Chicago Üniversitesi Profesörü John Mearsheimer‘in 2006 yılı mart ayında, İsrail Lobisi’nin Amerika üzerindeki etkileri ve Amerika’nın yabancı (özellikle ortadoğu) politikasına ilişkin hazırladıkları araştırma raporu kesinlikle okunması gereken, Amerikan senatosunda ciddi çalkantılara sebep olan akademik bir çalışmadır. İki profesör, hazırladıkları 83 sayfalık araştırma raporunun Amerika’da yayınlatma aşamasında bile güçlük çekmesi ve baskılar neticesi internet üzerinde yayınlanabilmesine, makale neticesi kariyerlerine son verdirilmesine rağmen araştırmalarına devam ediyor. Read the rest of this entry »
SALKIM BOMBASI olarak da adlandırılan misket bombası, “bomba içinde bomba” olarak biliniyor. Hedefe atıldığında ana bomba infilak edince içindeki misket büyüklüğündeki minik bombacıklar dağılarak çevreye saçılıyor ve arka arkaya patlıyor. Etki alanı geniş olduğundan verdiği zaiyat da büyük oluyor. Read the rest of this entry »
önemli not:
sadece askeri silah teknolojisi konusunda “bilgilendirmek” amacıyla yayınlanmıştır. polemiğe lüzum yoktur.
“Aşağıda da sadece ABD’nin silah envanterinin bazı önemli detayları verilmiştir. Daha evvel dediğim gibi gayemiz silah reklamı yapmak değildir. Bu nedenle sadece ABD’nin silah gücünü anlatmayı tercih ettim. O da yeteri kadar soruları cevaplandıracaktır. Bunların eksik oldukları yönündeki düşüncemi tekrarlamak istiyorum.”
Amerika’nın askeri gücü nedir?
Dünyanın Texas Şerifi havasıyla kıtadan kıtaya seferler düzenleyen, rejimler deviren, demokrasi getiren, özgürlükler dağıtan Amerika’nın askeri ve nükler gücü ne durumda? Read the rest of this entry »
Acaba Arap dünyasının hayati sorunlarını çözmek için Arap Birliği’ne ihtiyaç var mı? Arap Birliği, Britanya gözetiminde Arap olmayan bir iradeyle kurulmuştu. Britanya, Arap siyasetini o zamanki politikaları doğrultusunda kuşatmayı hedefliyordu. Arapların uluslararası baskılara boyun eğmesiyle birlikte, Arap Birliği’ne rağmen Filistin konusundaki kararları Yahudiler aldı. Beyrut zirvesinde Araplar toprak karşılığı barış sunup İsrail’i tanımayı teklif etmişti; İsrail de ABD desteğiyle bu öneriyi geri çevirmişti. Daha sonra Filistin konusu Read the rest of this entry »
Hayatımızda alışkanlıkların yeri azımsanmayacak kadar geniş. Yeni
olarak yapmaya başladığımız birçok şey zamanla alışkanlıklar arasına
giriyor. İş hayatımızdan, ibadetimize, yediğimiz yemeğe kadar hepsi
alışkanlık halinde yapageldiğimiz işler bütünü. Bir şeye alışmış olmak
kimi zaman iyi kimi zaman kötüdür. Yabancı bir yere gittiğinizde oraya
biran evvel alışmak iyidir. Yeni girdiğiniz işyerinize alışıp
alışmadığınız sorulur sık sık.
Ne iyi ne de kötü denilebilecek alışkanlıklar var bir de. Hepimizin
başına gelmiştir. Yakınımızdaki birisini kaybedince ilk zamanlar onu
hiç unutmayacağımızı veya onsuz ne yapacağımızı düşünürüz. İlk şokun
etkisi ile onsuz bir hayatın hep eksik olacağını düşünürüz. Read the rest of this entry »
Gördüğünüz yer bir filmden sahne değil..
Duyduğunuz sesler de Hollywood’un “gerçekten farksız” setlerinde üretilmiş sesler değil..
Görüntüleri çeken usta bir kameraman değil..burası Beyrut!
sesler ölüm yağdıran İsrail savaş uçaklarının sesleri..
bando mızıka grubu değil mütemadiyen ritimli o sesler, hayatına İsrail mahkemesinde idam kararı verilen insanların duyduğu son ses!
ve çekense yarını uluslararası kamuoyunun vicdanına kalmış bir lübnanlı..
1996′dan beri bu savaşa hazırlanıyorlar.
Bölgesel savaşa! Büyük Ortadoğu Savaşı’na! Nihai
hesaplaşmaya! En kötü senaryoya! Nükleer silahların da
kullanılacağı büyük yıkıma! İsrail’in Lübnan’a
saldırılarına paralel biçimde PKK
saldırılarının tırmandırılması,
büyük savaşın Türkiye’ye de sıçradığının
kanıtı! Read the rest of this entry »
Son Yorumlar