Archive | Haziran 2006

İsrail’in Gazze’deki Suç Listesi Kabarıyor

İsrail kayıp askerini almak için akla gelmedik çirkefliklere başvuruyor. Son 2 gün içerisinde yaptıklarının bilançosu zaten büyük maddi sıkıntılar çeken ülke halkının işgal altındaki günlerini daha da çetinleştirecek.

28 Haziran 2006 :

  • İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin ana yolları üzerindeki köprüleri bombaladı. Ordu kaynakları bunun onbaşı Gilad Shalit’in başka yere götürülmesini önlemek amacıyla yaptıklarını belirtti.
  • Helikopterlerin bölgeye elektrik veren tek trafoyu vurması sebebiyle binlerce filistinli elektriksiz günler geçiriyor. Tamamını Okuyun…
Reklamlar

Summer Rain, Operasyon “Füze Yağmuru”

21. yüzyılın savaşları sadece teknik ve askeri anlamda değişmedi. Medya savaşları yapılıyor, herkes oturduğu yerden savaşın dehşetine sahne oluyor, kurşunlar masum sivillere isabet etmekle kalmıyor, düşüncelerimize de sıkılıyor.

Haksızca düzenledikleri operasyonların kan ve barut kokan görüntüsünü hollywood filmlerini aratmayacak şekilde süslü isimlerle kamuflaj etmek, İsrail ve Amerika’nin alışmış olduğumuz oyunlarından biri haline geldi. Tamamını Okuyun…

Kıssadan Hisse (!)

İsrail iç istihbarat örgütü Şin Beth:

Asker canlı teslim edilmezse Hamas hükümetini işlemez hale getiririz.

4 Temmuz günü Süleymaniye’deki 11 askerimizin (bu vesileyle tüm halkımızın) kafasına çuval geçirip esir alarak Türkiye’nin 11 eylülünü gerçekleştiren işgalsever amerikan kuvvetlerine “çirkin bir olay” demekten öteye geçemeyen bir hükümet açısından bakıldığında ne de cesur ifadeler! Tamamını Okuyun…

İmam Ayetullah Hamaney’in 3. Uluslararası Kudüs Konferansı Konuşması

Bismillahirrahmanirrahim

Siz aziz misafirler, ulema, düşünürler, siyasetçiler ve inancı uğrunda İslami Cihad içindeki değerli şahsiyetler hoş geldiniz. Sizler, muassır medeniyette sömürgeci güçler tarafından İslam dünyasına büyük bir musibet olarak sunulan yani işgal altındaki Filistin ve Kudüs’ü Şerif konusunda bir çözüm yolu bulmak için bir araya gelmiş bulunmaktasınız.

Bu konferansın düzenleniş tarihi de, Hz.Peygamber’in (s.a.v) kutlu veladetinin yıldönümüne rastlamaktadır ki, İran halkı da, bu münasebetle büyük bir coşku içinde ve aynı zamanda (hicri-şemsi 1385) yeni yılın adını da Hz.Peygamber’ın mübarek ismiyle süslemiştir. Allah’u Teala’dan çalışmalarınızda, birlik ve beraberliğimizde, düşüncelerimizde, mücadelemizde ilahi vaadin gerçekleşmesini Allah’ın izniyle temenni ediyorum. Tamamını Okuyun…

“Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu Sana şikâyet ediyorum!”

Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!

Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum!
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!
Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!
Ben ki saçları ağarmış, ömrümün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim!

Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!

Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler!
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında?

Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!

Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!

Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış..!
Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı?
Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye; “Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü’min kullarına yardım et!” diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor?

Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
“Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!”

Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek! Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!
Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz.
Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!
Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!
Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!
Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!

Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!
Allah’ım! Sana şikâyette bulunuyorum… Sana şikâyette bulunuyorum… Gücümün azlığını, imkânımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı Sana şikâyet ediyorum.
Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun? Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?

Allah’ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına Sana şikâyette bulunuyorum.

Sana şikâyette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı…
Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz…

ŞEHİD Şeyh Ahmed Yasin