Summer Rain, Operasyon “Füze Yağmuru”

21. yüzyılın savaşları sadece teknik ve askeri anlamda değişmedi. Medya savaşları yapılıyor, herkes oturduğu yerden savaşın dehşetine sahne oluyor, kurşunlar masum sivillere isabet etmekle kalmıyor, düşüncelerimize de sıkılıyor.

Haksızca düzenledikleri operasyonların kan ve barut kokan görüntüsünü hollywood filmlerini aratmayacak şekilde süslü isimlerle kamuflaj etmek, İsrail ve Amerika’nin alışmış olduğumuz oyunlarından biri haline geldi.

Ve maalesef, Irak’a özgürlük, Çöl Fırtınası, Dağ Baskını operasyonları sonrası yasananlar, sadece askerini evine geri götürmeyi amaçladığını söyleyen İsrail’in Gazze’de neler yapacağı hakkında yeterli bir argüman sunuyor bize.

“İsraillilerin Hayatı Filistinlilerinkinden Daha Önemli”

Geçtiğimiz günlerde Filistinde içinde hamile kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca Filistinliyi katleden İsrail´in başbakanı Olmert, “Kayıplar için üzgünüm, ama Sderot sakinlerinin hayati, güvenlik ve saadeti çok daha önemli” demişti. Aradan bir hafta geçmeden İsrail asker krizini bahane ederek Gazze’ye girdi ve ayni isim çelişkili ifadelerine devam etti:

Gilad’i ailesine geri götürmek için herhangi bir hareketi gerçekleştirmekten tereddüt etmeyeceğiz Gazze’yi yeniden işgal etmeye niyetimiz yok, orada kalmaya da. Tek bir amacımız var, o da Gilad’i evine götürmek.

Gazze’de 1,4 milyon insan yaşıyor 1 askere bedel 1,4 milyon insan!

İsrail her ne kadar “Summer Rain-Yaz Yağmuru” operasyonunun kısa sureli olduğunu söylese de birçok cevre 3. intifada’dan söz etmeye başladı. Hiçbir uluslararası kuruluş ya da hiçbir ülke “İsrail’in yaptığı uluslararası hukuka aykırıdır, derhal geri çekilmedir ve kayıpları telafi etmelidir yoksa olası bir operasyona kendini hazır bilmeli, dünya bu şiddete elbette sessiz kalmayacaktır” diyemiyor. Bazıları işine geldiğinden, bazıları ise ses çıkaracak kudrete sahip olamadığından yıllardır İsrail kabus gibi ortadoğuda terör estiriyor.

Peki bir asker için böyle bir operasyonun yapılmayacağı aşikar ise, İsrail’in gerçek amacı ne?

Hedef elbette ki Hamas.

El Fetih ile birbirine düşürme çabalarının son günlerde gelişen El Fetih-Hamas yakınlaşmasıyla beklenen neticeyi vermediğini gören İsrail, seçimlerin ardından Uluslararası kamuoyunda kendini yavaş yavaş gösteren Filistin’i, maddi olarak çökertmeye çalışıyor.
Halk her türlü maddi imkandan yoksun. Aylardır maaşını alamayan, borçları yüzünden veresiye defteri kapanmış binlerce Filistinli insan var. Yıkıntıları tamir etmek şöyle dursun, ayağa kalkamadan yeni çelmelerle karşılaşıyorlar. Zaten finansal krizin içinde olan Hamas bu şekilde arenadan saf dışı edilmek isteniyor.

  • 3 ana köprü bombalandı, bölgenin kuzeyi ve güneyi arasındaki irtibat böylece kesilmiş oldu.
  • Gazze şeridinin tamamına elektrik sağlayan ana trafo vuruldu ve altı ana dağıtım hattı yerle bir oldu. Hastane ve klinikler elektriksizlikten tedavilerine devam edemiyor.
  • Gazze Islam üniversitesi vuruldu…

Elektrik santralinin genel müdürü İsrail saldırısının verdiği zararın yaklaşık 15 milyon dolar olduğunu belirtiyor.

İsrail Hamas’ı zora sokacak her türlü maddi külfet için Cenevre Antlaşmasını yok sayarak bombalamaya devam ediyor.

Filistinlilere ne olduğu kimsenin umurunda değil.
Ortadoğunun kabile kuralları uygulayıcısı İsrail’e dur diyemeyecek kadar tepkisizlik hastalığına tutulmuş İslam dünyası seyrettiği müddetçe, İsrail bir zaman sonra çekilse bile, insan ve tuğla yıkıntılarının arasında ağlayan Filistinli çocuğa kimse bunun bir daha tekrarlanmayacağı tesellisini veremeyecek.

KaleM

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: