Pkk ve İsrail

İSRAİL’in Lübnan’a yürüttüğü saldırılarla eşzamanlı olarak, PKK’nın kanlı eylemlerine hız vermesi arasındaki bağlantı dikkatinizi çekmiştir. Bu noktaya temas edeceğim. Önce Ankara ne yapıyor ona bir bakalım.Sınır ötesi operasyon beklentilerine ilişkin bir soruyu Başbakan Erdoğan dün Amerika ve Irak Büyükelçileri’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak görüşmeleri başlattık. Buradan gelecek netice nedir, ne değildir bunları da görerek bu adımlar atılır, içeride ve dışarıda şeklinde cevaplandırdı.Türkiye gerekeni yapmakta zaman kaybetmemelidir. Çünkü bu konudaki gecikme ister istemez, bir zafiyet görüntüsü ortaya çıkarmaktadır.Teröristler vur kaç taktiğiyle eylem yaparlar. Dün başka, bugün başka yerde konuşlanırlar. Teröristlerle mücadelede en etkin yol, balyoz taktiği uygulamaktır. Hızlı hareket etmek ve sıcak takip şarttır. Göstere göstere operasyon yapılmaz. Nasıl başardıkTÜRKİYE 32 yıl önce bugün Kıbrıs’a çıkarma yaptığında, dünya şaşkına döndü. Kimse beklemiyordu. Bekleselerdi zaten engel olmaya çalışırlardı. Nitekim daha sonra başbakanlık da yapan dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan, sabahın erken saatlerinde Türk askerinin Kıbrıs’a çıkarma yaptığını haber aldığında pijamalarla sokağa fırladı. Makam aracını beklemeden ekmek servisi yapan bir kamyonetle bakanlığa gitti. Bu anekdotu da daha sonra kendisi anlattı. Yarım kalan işi tamamlamak üzere giriştiğimiz ikinci harekâttan ise beklediğimiz sonucu alamadık. Çünkü dünya karşımıza dikildi. Kıbrıs Barış Harekâtı birçok açıdan ders olmalıdır.

(…)

GELELİM artan terör saldırılarıyla bölgedeki gelişmeler arasındaki tuhaf bağlantıya. İsrail’in son saldırılarıyla eşzamanlı olarak PKK’nın kanlı eylemlerini artırması ister istemez zihinleri kurcalamıştır. Biraz tarih okumuş herkes bilir ki, eğer bir ülkenin dışarıya yönelik ilgisi azaltılmak istenirse, öncelikle içeride meşgul edilir. Tarihte hep böyle olmuştur.Hiç kuşkusuz Türkiye Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi… Bu coğrafyada bir şeyler olmaya görsün, hemen gözler Türkiye’ye çevrilir. Türkiye her ne kadar Atatürk’ten sonra dış politikada kendinden beklenen yaklaşımı sergileyememişse de, elin oğlu işi yine de şansa bırakmamaktadır. Ola ki Kıbrıs çıkarmasında olduğu gibi Türkiye tarihsel reflekslerine uygun beklenmedik bir iş yapar diye, işlerini garantiye alma çabasında oldukları görülüyor.Dikkatinizi çekerim… İşin içinde falanca ülkeler vardır demiyorum. Son dönemde ülkemizde tırmandırılmaya çalışılan terör olaylarıyla Ortadoğu’daki gelişmeler birbirinden bağımsız düşünülmemelidir diyorum. Türkiye’ye bir mesaj verilmeye çalışılmaktadır. Başına daha büyük sorun almak istemiyorsan, sesini çıkarma demeye getirilmektedir. Hatta şunu da söylüyorum; Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tam da şu sıralar yıpratmaya yönelik çabalarla Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler arasındaki bağlantı da yabana atılmamalıdır. İsrail Başbakan Yardımcısı Şimon Peres dün; İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana uluslararası camiada böyle bir zayıflık görülmedi demiş. Bu sözler aslında iddiamızı güçlendirmektedir. Her ülkenin zayıf noktaları deşilmiş ve geniş bir hareket alanı sağlanmıştır. Türkiye’de bu durum, tırmandırılmaya çalışılan terörle kendini göstermektedir.Türkiye içeriden ve dışarıdan bir terör sarmalına alınmaktadır. Kısaca, hattı müdafaadan sathı müdafaaya geçmekten başka çare yoktur. Türkiye doğru bildiğini gecikmeden yapmalı ve kimseden icazet beklememelidir.

OSMAN ÖZSOY
Tercüman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: