Fatih Sultan Mehmed ve Karadan Yürütülen Gemiler

O gün , orada gencecik bir padişah, önce imkânsızlığı yendi, sonra Bizans’ı… Pek çoğumuzun “pes” edeceği durum karşısında müthiş bir sabır ve irade imtihanı vererek galip çıktı.

Önce olayın kısacık hikâyesine bakalım:
Bizans, 06 Nisan 1453 sabahı 150.000-200.000 arası olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilen Osmanlı ordusu tarafından son kez kuşatıldı.
Bu arada Osmanlı donanması Halic’in girişine dayanmış, Sarayburnu önlerinde demirlemişti.

Ordu, merkez, sağ ve sol olarak üç kısma ayrıldı. 19 Nisan’da yapılan ilk saldırıda, tekerlekli kuleler kullanıldı ve bu saldırı ile Topkapı surlarından burçlara kadar yanaşıldı.

Çok şiddetli çarpışmalar oluyor, Bizanslılar şehri koruyan surların zarar gören bölümlerini hemen tamir ediyorlardı. Venedik ve Cenevizliler de donanmalarıyla Bizans’a yardım ediyorlardı. Kara ordusu sıkışmıştı. Donanmanın devreye girmesi lâzımdı.

Sultan II. Mehmed böyle düşünüyordu. Fakat donanmayı devreye sokamıyordu. Çünkü surlarının zayıf olduğu İstanbul’un Haliç tarafına zincir gerilmişti. Osmanlı donanmasının Haliç’e girişi böylece engellenmişti.

Bizans’ın fethi, Osmanlı donanmasının Haliç’e indirilmesine bağlı görünüyordu. Sultan II. Mehmed, geceler boyu düşündü. Böyle elleri-kolları bağlı bekleyemezdi. Bir şeyler yapmalı, bir an önce Bizans’a girmeliydi.

“Çare olur” diye düşündüğü herkese sordu. Lâkin kiminle konuştuysa, bunun “imkânsız” olduğunu söylediler…

Fakat genç padişah, hiçbir imkânsızlığa teslim olmak istemiyordu. Aradığı çare, çaresizlikten çıkacaktı. Buna inanıyordu.

Düşündü, düşündü… Umudunu hiç yitirmedi, Bizans’ı fethetme kararından hiç vazgeçmedi…

Derken, kafasında bir şimşek çaktı, bir fikir dolandı. “Olabilir” diye söylendi kendi kendine…

Osmanlı donanmasına ait bazı gemiler karadan çekilerek Haliç’e indirilecekti. Aklına gelen “son çare” buydu.

Kurmaylarından bazıları bunun mümkün olduğunu, bazıları ise “imkânsız” olduğunu söylediler.

“İmkânın sınırını görmek için imkânsızı denemek lâzım” dedi padişah, “Tiz hazırlanasuz, gemiler karadan yürütülecek, daha da olmazsa havadan uçuracağız!”

Gemileri uçurmayacaktı elbette, sadece hiçbir engel yüzünden fetih yolundan dönmeyeceğini, olumsuz hiçbir şarta teslim olmayacağını söylemeye çalışıyordu.
Kısacası, fetih konusundaki kararlılığını vurguluyordu.

Önce kurmaylarıyla birlikte bölgeyi gezdi. Ölçüp biçtiler ve denemeye karar verdiler.
Bu karardan hemen sonra çalışmalar başlatıldı. Tophane önündeki kıyıdan başlayıp Kasımpaşa’ya kadar ulaşan bir güzergâh üzerine kızaklar yerleştirildi.
Gemilerin, kızakların üzerinden rahatça kayması için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı ve tereyağı dahil, bulunabilen her türlü yağı satın alarak kızakları yağladılar.

21-22 Nisan gecesi 67 (ya da 72) parça gemi düzeltilmiş yoldan Haliç’e indirildi.
Haliç’teki Osmanlı donanmasına ait toplar surları dövmeye başlayınca, Rumlar gözlerine inanamadılar.

Olmayacak bir şey olmuş, imkânsızlık ve olumsuzluk, kararlılık karşısında bir kez daha yenilmişti. Bu azmin zaferiydi.

“Normal insanlar”, hayatı en kolay taraftarıyla yaşamaya çalışırlar.

Bazılarımız “zor” karşısında pes ederiz, bazılarımız, “çok zor” karşısında yelkenleri suya indiririz.

Bazıları da var ki, “zor”u ve “çok zor”u rahatça aşar, hatta “imkânsızlık” karşısında bile vazgeçmezler.

Tarihe şan verenler “imkânsızlıklar” karşısında “pes etmeyenlerdir!”

Hatırlayalım: Sultan II. Mehmed’in büyük bir donanması vardı. Ondan başka, iyi eğitilmiş, deneyimli askerleri vardı. Ve koca “Sahi” topları, mancınıkları, kuleleri vardı.
Ama eğer “olmaz”ı oldurup gemileri karadan yürütmeseydi, elindeki imkânları kullanamayacak, dolayısıyla, Doğu Roma İmparatorluğunun 1125 yıllık başkenti İstanbul’u fethedemeyecekti.

Yavuz Bahadıroğlu, Biz Osmanlıyız

4 responses to “Fatih Sultan Mehmed ve Karadan Yürütülen Gemiler”

  1. melik says :

    gerçekten bunları okurken böyle büyük cihangirlerin torunu olmaktan gurur duyuyorum. biz hrant dink de değiliz ermeni de değiliz biz türk oğlu türküz ne mutlu türküm diyene!inanıyorum ki çalışır çabalarsak yine süper güç olabiliz.unutmayalım ki MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA KANDA MEVCUTTUR

  2. ati says :

    vay be atalarımızın yaptıklarını okuyupta ders almak lazım

  3. kuzi says :

    eved way beh karada yüzen donanma yalnız donanma ne demk bilemicemde ama seda cım senin dediğin doğrumu söylermisin sen türkçe dersini sevmiyorsun heralde öğretmeninin adı nıda f a die komuşsun aa ayıp yıp annen sana nsl terbiye verdi aa yasık yasıkkk dayaklık bunlar dayaklıkkkkkkk

  4. Damla says :

    bende katılıyorum😀 bizim sınıftada bunun deqişik planlarını kurup yazmıştık şidide komposizyon yazacaz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: