İhtiyar Kadın ile Hırsız

gulumseyen gülümseyen yasli teyze

Muhammed b. Fazl ez-Zamîrî anlatıyor:

“Memleketimizde saliha, çok namaz kılan ve fakir-fukaraya yemek yediren ihtiyar bir kadın vardı. İçmek ve oyun oynamaktan başka düşüncesi olmayan bir de sarraf oğlu vardı. Çocuk gündüzleri dükkanda çalışır, akşam olunca da para çantasını annesine bırakıp dışarı çıkardı. Bir akşam yine eve geldi ve para çantasını annesine vererek dışarı çıktı. Evin alt katında kapısı demirden, duvarlarına sac geçirilmiş bir oda vardı. Kadın paraları oraya koyarak kapının önünde namaza durdu.

Bu arada çantaya göz koyan bir hırsız daha önceden girip üst katta bir yere gizlenmişti. İhtiyar kadın namazı uzatınca adam orada bulduğu bir cübbeyi üzerine geçirip buhur yakarak merdivenden aşağıya inmeye ve bir yandan da kalın bir sesle seslenmeye başladı. İhtiyar kadın cesaretli biriydi. Durumu anlamakla birlikte korkmuş gibi yaparak sordu:

– Sen kimsin?
-Ben âlemlerin Rabbi’nin elçisi Cebrail’im. Fâsık oğluna nasihat ve bir ders vermek için gönderildim.
-Ey Cebrail! Ne olur oğluma merhametli davran! Çünkü o benim tek evladım.
-Onu öldürmek için değil, sadece para çantasını alarak kalbine biraz acı vermek için gönderildim. aklı başına gelince çantayı geri getireceğim.
-Peki Ey Cebrail! Sen bilirsin!

İhtiyar kadın böyle diyerek kapının önünden çekildi ve bayılır gibi yaptı. Hırsız inip içeri girer girmez, yavaş yavaş geri çekilen kadın birdenbire kapıyı hırsızın üzerine kapattı. Hırsız kaçmak için çok uğraştıysa da bir yolunu bulamadı. Çaresiz kaldığını ve yakayı ele verdiğini anlayınca içeriden seslendi:

-Kapıyı aç, oğlun yeterince nasihat aldı.
-Ey Cebrail! Kapıyı açmasına açarım da, nûrunun şiddetinin gözlerimi kör etmesinden korkuyorum.
-Sen kapıyı aç, ben nûrumu söndürürüm!
-Ey Cebrail! Neden evin çatısından uçup gitmiyor ya da kanadınla vurup kapıyı kırmıyorsun?!

İhtiyarın yürekli ve basiretli biri olduğunu anlayan hırsız alçaktan almaya ve yalvarıp yakarmaya başladıysa da kadın, “Sabah olmadan çıkamazsın!” dedi. Sabah olup da oğlu geldiğinde durumu ona anlattı. Derhal polise haber vererek hırsızı tutuklattılar.”

Kaynak: İbnü’l-Kayyım el-Cevziyye (ibn Kayyım) Kitâbu’l-Ezkiyâ (Zekiler Kitabı)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: