Archive | Hikaye RSS for this section

İhtiyar Kadın ile Hırsız

gulumseyen gülümseyen yasli teyze

Muhammed b. Fazl ez-Zamîrî anlatıyor:

“Memleketimizde saliha, çok namaz kılan ve fakir-fukaraya yemek yediren ihtiyar bir kadın vardı. İçmek ve oyun oynamaktan başka düşüncesi olmayan bir de sarraf oğlu vardı. Çocuk gündüzleri dükkanda çalışır, akşam olunca da para çantasını annesine bırakıp dışarı çıkardı. Bir akşam yine eve geldi ve para çantasını annesine vererek dışarı çıktı. Evin alt katında kapısı demirden, duvarlarına sac geçirilmiş bir oda vardı. Kadın paraları oraya koyarak kapının önünde namaza durdu.

Tamamını Okuyun…

Âmâ

Adamın biri şöyle anlatmıştır:
“Bir gece, bir ihtiyacım için dışarı çıkmıştım. Omzunda kova, elinde fenerle bir âmâ gördüm; yakınlardaki bir ırmağa varıp kovayı doldurdu. Dönüşünde kendisine:

“Sen bir âmâsın. Gece ile gündüz senin için birdir. Niçin fener taşıyorsun ?” diye sorduğumda:

“Ey boş adam! Feneri senin gibi kalbi âmâ olanların karanlıkta bana çarpıp da su kabımı kırmamaları için taşıyorum” cevabını verdi.

“Zekiler Kitabı”ndan.

“Hiç”

Yaşlı bir adam tarlasında çalışırken tebdil-i kıyafet halkın içinde gezen hükümdar ona yaklaşır. Selamlaşırlar, yaşlı adam yolcunun sıcaktan bunaldığını düşünerek ona ayran ikram eder. Daha sonra sohbet etmeye başlarlar. Hükümdar yaşlı adamın sözlerinden etkilenir ve ona kim olduğunu sorar. Yaşlı adam ona:

“Hiç” der, hükümdar merakla:

Tamamını Okuyun…